DAVA Derneği’ni açmamızın sebebi; Gostivar ve köylerinde aç yatacak insan bırakmamaktı.

 

Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

– İsmim Musa Hüsein, 5 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğuyum. Makedonya’da doğdum. Bir dönem 3 yıl boyunca İstanbul’da yaşayıp çalıştım. İstanbul’da yaşadığım dönemde başta çalıştığım patronlar olmak üzere büyük dostluklar edindim. Rahmetli babam rahatsızlanınca onun yanında olabilmek için Makedonya’ya geri dönmek zorunda kaldım. Gostivar’da eskiden dönerci dükkanım vardı, sonra bir kahve açtık. Yani hayatım boyunca hep çalıştım. Uluslararası Struga Üniversitesi’nde Türkçe bölüm açılması için oradaki ardaşlarla, hocalarla beraber çok büyük çaba sarfettik ve başardık. Şu an bizim yöremize ait olan yöresel kıyaflerimizin (çinkan, aklık) ticaretini yapıp, Türkiye’deki rumelili kardeşlerinize pazarlayıp ekmek paramızı çıkartıyoruz. Yurt dışından araba getirtip kâr amaçlı satıyoruz. 2 yıldır yaklaşık 400 kilo, %100 doğal balı, hem Türkiye’deki, hem de buradaki müşterilerimize satıyoruz. Şimdi de yeni bir iş kuruyoruz, milletimizin sağlığı açısından, özellikle çocuklar için çok yararlı olacağını düşündüğümüz bu işe yakında başlayacağız Allah’ın izniyle.. Sizleri ve bütün halkımızı açılışa bekleyeceğiz inşallah. İş hakkında şimdilik bilgi vermeyeceğim, sürpriz olsun..

DAVA Derneği hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

-Her şey bir manevi değer ile başladı, o değeri açıklamak istemiyorum, bizde kalsın. Aslında dernek açmak gibi bir niyetimiz yoktu. Biz arkadaşlarımla güzel, yararlı bir iş yapalım diye niyet ederek başladık. Su olmayan yerlerde su kuyuları açtık, camilere seslendirme takıp ezanımızın yankılanmasını sağladık, hutbe yaptık, abdest alma yeri yaptık, çocuklar düşmesin diye camilerin üst bölümlerine demir parmaklıklar taktırdık, bayramda kurbanlar kesip, gerçekten muhtaç olan ailelere et dağıttık, sıfırdan 2 tane ev yaptık, bir evin haksız yere yıkılmasını engelledik, Makedonya’nın çeşitli şehir ve köylerinde zor durumda olan ailelere erzak ve eşya dağıttık, Gostivar ve köylerinde yolda kalmış ailelere her daim yardımcı olduk. Bunları yaparken kendi dava arkadaşlarım ailesinin, çocuğunun boğazından ayırdığı paralarla yaptık. Yaptığımız bütün projelerin başında ben vardım. Dava dostlarımın ailesinden hayır için ayırdıkları paranın tek bir kuruşuna kadar kimseye yedirtmedim, bundan böyle de asla yedirtmeyeceğim. Buradan dava dostlarıma, arkadaşlarıma şahsım adına teşekkür etmek istiyor, onlarla gurur duyuyorum. DAVA Derneği’ni açmamızın sebebi; Gostivar ve köylerinde aç yatacak insan bırakmamaktı. Peygamber efendimizin “komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözünden ilham alarak yola çıktık. Dava dostum, kardeşim Engin Kamber’in ve benim en büyük hayalimizdi aç insan bırakmamak. Sonra bir gün bir sohbet geçti aramızda, tatile giden bir dava dostumuz tatilde hotel sahibinin yaptıklarını anlattı bize. Hotel sahibi, kalan yemekleri topluyor ve fakir fukaraya dağıtıyormuş. Biz de bunu yapabiliriz deyip yemek yapan kurumlarla irtibata geçtik. Sonra da bunun, çözüm yolu olmadığına karar verdik çünkü ne kadar yemeğin kalacağı belli değildi. Daha sonra aş evi açmaya karar verdik. Amacımız Gostivar merkezinde bir aş evi açıp, muhtaç olanların oraya gelip yemesi ve evlerine sıcak yemek almasıydı. Sonra bu karardan da vazgeçtik. Nedeni ise; dul bir kadının yetim çocukları ile köylerinden (Vrapçişte, Çegran, Debreşe vs.) aş evimize gelmesi için minibüs parası ödemesi lazımdı. 4 kişilik bir ailenin gelmesi için en az 240denar minibüs parası ödemesi gerekiyordu gelip yiyebilmek ve yeniden evine dönebilmesi için. Zaten minibüse verecek 240denar parası olan biri evinde yiyecek, bize gelmeyecekti ki.. Bu da çözüm değildi. Biz en iyisi evlere servis yapalım dedik. Bu kararı aldıktan sonra muhabbetimize şahit olan bir dava dostumuz, araç benden olsun dedi, böylece aracı da hallettik. Projeyi düzenledik ve Gostivar belediye başkanıyla görüşmek istedik, o da kabul etti. Halil Snopçe abimize projeyi anlattık, çok beğendi, onunla birlikte başkan Arben Taravari’ye gittik. Başkana senden 3 şey istiyorum dedim. Birincisi dükkan, ikincisi yemekleri yapacak ustanın maaşının ödenmesi, son olarak da yemek dağıtımını yapacak olan şoförün maaşı. Başkanımız, bu iş için elinden geleni yapacağının sözünü verdi. Buradan Halil Snopçe abime ve Arben Taravari abime şahsım ve dava dostlarım adına teşekkür ediyorum. Böylelikle hemen aş evimizin hazırlıklarına başladık. 2 aydır sabah akşam demeden çalıştım. Dükkanımızda çalışırken dava dostlarım da her zaman arkamda durdu. Bazı esnaflarla görüşüp projeyi açıkladık. Destek olmak isteyen firmalardan para kabul etmeyip, yardım etmek isteyenlerden yalnızca erzak kabul etme kararına vardık. Bu aldığımız en önemli ve doğru karardı. Bu mutlu günümüzde dükkanımızın açılışına Çamlıca Camii imamı İshak Danış ve İhsan Şenocak’ı bize getiren Abdulkadir Tahiroğlu abime şahsım ve dava dostlarım adına teşekkür ederim..

DAVA Derneği’ni kurarken ana motivasyon kaynağınız, sizi bu kuruluşu kurmaya iten şey neydi?

– Ana motivasyon kaynağımız, benim ve kardeşim Engin Kamber’in Gostivar ve köylerinde aç insan yatmaması hayalimizdi, en büyük motivasyonumuz buydu.

DAVA’yı kurarken ne gibi olaylarla karşılaştınız, karşı çıkanlar yada destekleyenler kimler oldu?

-Karşı çıkanlar oldu tabii ki. Kurumun ismini vermek istemiyorum, eskide kaldı. Bazen de “bu işi milyonerler bile yapamaz, siz mi yapacaksınız?” tarzında alay edercesine sözlerle karşılaştık. Şimdi ne kadar doğru bir iş yaptığımızı görünce onlar da anladılar yanlışlarını. Biz müslümanız. Müslüman, müslümanın kardeşidir. Hakkımız helal olsun böyle düşünenlere de. En büyük destek ise dava arkadaşlarımdan ve tabii ki halkımızdan geldi.

DAVA Derneği’nin gelecekle ilgili planları var mı?

-Hiç planımız olmaz mı? Şu anki bir planımızı yeri gelmişken açıklayayım. Debreşe’deki Avrupa’da yaşayan kardeş derneğimizin başlattığı projeye katıldık. Makedonya’da ne kadar yetim varsa ailelerine ulaşmak, onları durumu iyi olan bir aile ile kardeş yapmak ve o yetim aile çocuğuna maaş bağlamak. Şu ana kadar toplamda 147 yetim çocuğa maaş bağlanmıştır elhamdülillah. Gelecekle ilgili büyük plan ve projelerimiz olacaktır. Belki de Makedonya’nın her şehrinde aş evi açıp muhtaç insanları aç bırakmayacağız Allah’ın izniyle. Neden olmasın?

Bu faaliyeti ülke geneline yayma gibi bir düşünceniz var mı?

-Ülke genelinde yapma düşüncemiz var. Rabbim nasip ederse, kuvvet verirse neden olmasın?

Okuyucularımıza iletmemizi istediğiniz bir mesajınız var mı?

-Dualarından eksik etmesinler bizi. Gelin hep beraber bir aç insan bile bırakmayalım, zor durumda yetim bırakmayalım.

Röportaj: Onur Hüseyin

                  Elif Şaban

Fotoğraflar: Onur Baki